Ulus Devletlerde Vatandaşlık ve Kimlik

Zeynep KADİRBEYOĞLU
Bilgesu SÜMER

NELER ÖĞRENECEĞİZ?

  • Vatandaşlık kavramı ve tarihi
  • Kimlik ve aidiyet kavramı
  • Ulus-devlet ve vatandaşlık ilişkisi
  • Farklı vatandaşlık uygulamaları
  • Çeşitli kimlik talepleri
  • Ulus-devlet ve toplum ilişkisi
  • Türkiye’de vatandaşlık algısı

Seçilmiş metin: Milliyetçilik ve ulus-devlet

Bulunduğumuz noktadan bakıldığında, millet ve ulus-devlet kavramının ortaya çıkışı birbirini takip eden, ve tarihsel olarak tamamlayan süreçler olarak görülebilir. Her coğrafyada farklı tarzlarda gelişmiş olsa da, günümüzde ulus-devletlerin siyasi meşruiyet kaynağında millet olmanın veya milliyetçiliğin olduğu yaygın şekilde gözlemlenmektedir. Millet kavramının ortaya çıkışına dair en kabul gören çalışmalardan biri Benedict Anderson’a (1993) aittir. Anderson’un tanımına göre millet bir hayali cemaattir çünkü en küçük topluluklarda bile birbirini hiçbir zaman tanımayacak olan bireyler kendilerini daha büyük bir cemaatin parçası olarak hayal eder. Bu tanımlama, milletlerin ortaya çıkışını icat etme, yaratma, üretme gibi gören önceki çalışmalardan farklıdır. Anderson’un tanımlaması milletlerin ortaya çıkışı ile siyasi meşruiyetin arasındaki ilişkiyi de aydınlatmaktadır.

Bu ilişkinin kurgulanmasında bir milletin kendini nasıl hayal ettiği ve bunun vatandaşlık kavramıyla nasıl bir bağının olduğu önemlidir. Anderson’a göre bir millete üyelik sınırlandırılmıştır, her bir millet kendini egemen olarak görür ve mensuplarının arasındaki eşitsizliğe ve sömürüye rağmen millet yatay bir cemaat olarak hayal edilir. Anderson’un tanımına uyan siyasi topluluklar olarak milletin ve akabinde milliyetçiliğin ortaya çıkması ile yaygınlaşması çeşitli aşamalarla gerçekleşmiştir. Bir milletin resmi dilini yaratması ve egemen sınıf ile zümrenin de milletin bir parçası olması gerektiği 19. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Bu şekilde millet olmak veya yöneticilerin idare ettikleri millete üye olmaları, siyasi meşruiyet kaynağı haline gelmiştir. Bu gelişmeler milliyetçiliğin farklı formlarının ideolojik olarak ortaya çıkmasının da öncüsü olmuştur. 20. yüzyıl ile beraber, imparatorlukların yıkılması ve sömürgeciliğin bitmesiyle ortaya çıkan yeni ulus-devletlerin birçoğu, milliyetçilik ideolojisi ile vatandaşlık haklarını bir arada tesis etmeyi tercih etmiştir. Bu açıdan, bir millet mensubu olmak ile bir ulus-devlet vatandaşı olmak artık yan yana işleyen ve hatta ayrı düşünülemez şekilde algılanmaya başlamıştır. Bu süreci “son dalga” olarak tanımlayan Anderson, bu algının yaygınlaştırılmasında eğitim politikalarının ve müfredatlarının önemli olduğunu iddia etmektedir. Bu tarihsel gelişmeler ışığında, günümüzde millet ve vatandaşlık arasında bir bağın var olduğu ve bu bağın çeşitli ulus-devletler tarafından farklı şekilde “hayal” edildiği söylenebilir.

Son olarak, bir millete mensup olmayı tasarlamak ile vatandaşlık statüsüne sahip olmak kategorik olarak farklıdır. Vatandaşlık yasal ve idari bir statüdür. Bir ulus mensubu olmak ise bir siyasi birliktelik tahayyülüdür. Bir ulus-devletin her vatandaşı kendini aynı milletin mensubu olarak görmediği gibi, her kişi kendini ait hissettiği ulus-devletin vatandaşı olmayabilir. Milliyetçilik ise bir siyasi ideolojidir. Bu açıdan bir ulus-devlet olmanın veya vatandaş olmanın evrensel ölçütü milliyetçilik değildir.

Seçilmiş metin: Vatandaşlığın tarihsel gelişimi

Nüfus cüzdanınızda yazan isminiz ile kullandığınız isim aynı mıdır? Doğum günü hanesinde yazan tarih gerçekten doğdunuz gün müdür? Nüfusunuzun bağlı olduğu mahalle ya da köy, gerçekten memleketiniz mi? Soyadınızın bir tarihi var mı? Bu sorulara cevabınız evet olsa bile, Türkiye’de yaşayan birçok yurttaşın bu sorulara “hayır” cevabını verdiğini biliyor musunuz? Bu soruları ailenizdeki yaşlılara, mahallenizdeki göçmenlere ya da Türk olmayan Türkiye vatandaşı arkadaşlarınıza yöneltirseniz, Türkiye’de birey ve devlet ilişkisinin nasıl başladığına dair oldukça kapsamlı ve farklı bir tarihe rast geleceksiniz. Vatandaşlık kavramı dünyadaki gelişiminin yanı sıra, her coğrafyanın özgün koşullarında gelişmiştir. Bu özgün koşulları anlamak için birçok sosyal bilimci tarihsel, sosyolojik ve kurumsal çalışmalar yapmış ve yayınlamıştır.

Bu bölümde, Yunan şehir devletlerinden günümüz ulus-devletlerine kadar uzanan tarihsel bir yelpazede vatandaşlık kavramı incelenecek; vatandaşlığın tanımı ve içeriğiyle ilgili günümüzde devam eden bazı tartışmalara ışık tutulacaktır. Yunan şehir devletlerinde (polis) vatandaşlık sadece özgür erkeklere verilmiş bir haktır; bu statüye sahip olanlar, alınacak tüm kararlara katılma hakkı ve yükümlülüğüne sahiptir. Köleler, kadınlar ve yabancılar vatandaş olarak kabul edilmezler. Roma İmparatorluğu’nda ise Roma Hukuku içerisinde farklı statüler mevcuttur: Köleler, vatandaş olmayan özgür bireyler ve vatandaşlar. Vatandaşlık statüsü, Roma vatandaşları için yöneticilerin keyfi uygulamalarına maruz kalmamayı beraberinde getirirken, imparatorluğa sadık olanlar bu statüye sonradan sahip olabiliyorlardı. Ortaçağ şehir devletlerinde vatandaşlar –ki bu devirde de vatandaşlığa sahip olanlar sınırlı ve dar bir gruptu– kendi temsilcilerini seçiyorlardı. Fakat Ortaçağ’da vatandaşlar, Yunan Polis’inde olduğu gibi askeri anlamda değil, daha çok zanaatkâr ya da tacir olarak şehrin ekonomik yaşamına katılıyorlar ve sermaye birikiminin ilk nüvelerini oluşturuyorlardı. Bu şekilde, Ortaçağ şehir devletlerinde, modern vatandaşlığın ilk tohumları atılıyordu (Shafir, 1998: 3-6). İşte bu sebepledir ki Batı dillerinde vatandaş kelimesi –örneğin İngilizcede citizen, Fransızcada citoyen– şehir kelimesinden türemiştir (…) (devamı için bkz. Küresel Siyasete Giriş, s. 497-498).

ÖNEMLİ WEB SİTELERİ

Aşağıdaki bağlantılardan EUDO, Avrupa’daki farklı devletlerin vatandaşlık kanunlarını ve gelişmeleri derleyen bir projeye aittir. Vatandaşlık konusunda karşılaştırmalı bir çalışma yapmak isteyen araştırmacılara ve ilgilenenlere veritabanı hizmeti vermektedir. Diğer bağlantılardan Türkiye’de Vatandaşlık işlerine bakan genel müdürlük ve göç araştırmaları yapan program ve merkezlere ulaşılabilir.

EUDO European Citizenship Observatory, http://eudo-citizenship.eu/

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, http://www.nvi.gov.tr/NVI.html

Koç Üniversitesi Göç Araştırmaları Programı, http://miss.ku.edu.tr/

Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi, http://goc.bilgi.edu.tr/

ÖNEMLİ OKUMALAR

Bauböck, R, B. Perchining ve W. Sievers (der) (2009) Citizenship Policies in the New Europe, Amsterdam, Amsterdam University Press.

Faist, T (der) (2007) Dual Citizenship in Europe: From Nationhood to Societal Integration, Aldershot, UK, Ashgate.

Gülalp, H (der) (2007), Vatandaşlık ve Etnik Çatışma: Ulus-Devletin Sorgulanması, İstanbul, Metis Yayınları.

Kadıoğlu, A (der) (2008), Vatandaşlığın Dönüşümü: Üyelikten Haklara, İstanbul, Metis Yayınları.

Keyman, F (der) (2008), Aydınlanma, Türkiye ve Vatandaşlık, İstanbul, Osmanlı Bankası Arşiv ve Araştırma Merkezi.

Kivisto, P. ve T. Faist (2007), Citizenship: Discourse, Theory and Transnational Prospects, Oxford, Blackwell Publishing.

Marshall, T. H ve T. Bottomore (2006/1950) Yurttaşlık ve Toplumsal Sınıflar, çev. A. Kaya, İstanbul, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.

Parla, A ve D. Danış 2009 “Nafile Soydaşlık: Irak ve Bulgaristan Türkleri Örneğinde Göçmen, Dernek ve Devlet” Toplum ve Bilim, 114:131-158.

Üstel, F (1999) Yurttaşlık ve Demokrasi, Ankara, Dost Kitabevi Yayınları.

Üstel, F (2004), Makul Vatandaşın İzinde, İstanbul, İletişim Yayınları.

YARARLANILAN KAYNAKLAR

Aktar, A (2000) Varlık Vergisi ve Türkleştirme Politikaları, İstanbul, İletişim Yayınları.

Anderson, B (1993), Hayali Cemaatler: Milliyetçiliğin Kökenleri ve Yayılması, İstanbul, Metis Yayınları.

Aybay, R (2008), Vatandaşlık Hukuku, İstanbul, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.

Brubaker, R (2009), Fransa ve Almanya’da Vatandaşlık ve Ulus Ruhu, Ankara, Dost Kitabevi Yayınları.

Caymaz, B (2007), Türkiye’de Vatandaşlık Resmi İdeoloji ve Yansımaları, İstanbul, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.

Giddens, A (1982), “Class Division, Class Conflict and Citizenship Rights”, Profiles and Critiques and Social Theory, Londra, Macmillan.

Isin, E. F. ve P. Wood (1999), Citizenship and Identity, Londra, Sage Publications.

Liebelt, C (2011) Caring for the Holy Land: Filipina Domestic Workers in Israel, Oxford, Berghahn Books.

Mann, M (1987), “Ruling Class Strategies and Citizenship”, Sociology, 21/3:339-354.

Marshall, T. H (1950) Citizenship and Social Class and Other Essays, Cambridge, Cambridge University Press.

Partridge, D (2012) Hypersexuality and Headscarves: Race, Sex, and Citizenship in the New Germany, Indiana, Indiana University Press.

Shafir, G (1998), “Introduction: the Evolving Tradition of Citizenship”, G. Shafir (der) The Citizenship Debates: A Reader, Minneapolis, University of Minnesota Press.

Tilly, C (1998), “Where Do Rights Come From?”, Theda Skocpol (der), Democracy, Revolution, and History, Ithaca, Cornell University Press.

Turner, B (1986), Citizenship and Capitalism: The Debate Over Reformism, Londra, Allen and Unwin.

Turner, B (2008), “Bir Vatandaşlık Kuramının Anahatları”, A. Kadıoğlu (der) Vatandaşlığın Dönüşümü: Üyelikten Haklara, İstanbul, Metis Yayınları.

Üstel, F (1999) Yurttaşlık ve Demokrasi, Ankara, Dost Kitabevi Yayınları.

Yıldız, A (2001), Ne Mutlu Türküm Diyebilene: Türk Milli Kimliğinin Etno-Seküler Sınırları, İstanbul, İletişim Yayınları.

Young, I. M. (1990) Justice and Politics of Difference, Princeton, Princeton University Press.